Av. Mustafa Eren Mutlu | Mutlu Hukuk Bürosu | Gaziantep
İkinci el araç satın aldıktan sonra kilometrenin düşürüldüğünü, aracın geçmişte ağır hasar gördüğünü, motorunda ciddi arızalar bulunduğunu veya ekspertiz raporunda belirtilmeyen sorunlar olduğunu öğrenmek, araç alıcılarının karşılaşabileceği önemli hukuki uyuşmazlıklardandır.
Peki, ikinci el araçta gizli ayıp çıkarsa ne yapılır? Kilometresi düşürülmüş araç için dava açılabilir mi? Motoru arızalı çıkan araç iade edilebilir mi? Hasarsız denilerek satılan aracın kazalı olduğu anlaşılırsa satıcıdan tazminat istenebilir mi?
Bu soruların cevapları, aracın kimden satın alındığına, satış sırasında verilen bilgilere, ayıbın niteliğine, delillere ve uygulanacak mevzuata göre değişmektedir.
Gaziantep başta olmak üzere Adana, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Hatay, Osmaniye ve Mersin'de ikinci el araç alım satımından kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklar bakımından hazırlanan bu rehberde; ayıplı araç davası, gizli ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme, araç bedelinin iadesi, bedel indirimi, ekspertiz firmasının sorumluluğu ve satıcıya karşı başvuru yolları 2026 yılı mevzuatı çerçevesinde incelenmektedir.
Gizli ayıp, aracın satış veya teslimi sırasında olağan incelemeyle fark edilemeyen, ancak sonradan ortaya çıkan ve aracın değerini ya da kullanım amacına uygunluğunu olumsuz etkileyen eksiklik veya bozukluklardır.
İkinci el araçların belirli ölçüde yıpranmış olması doğaldır. Bununla birlikte, her arıza veya mekanik sorun normal kullanım kaynaklı kabul edilemez.
Örneğin, satıcının aracı sorunsuz olarak tanıtmasına rağmen araçta satış öncesinden kaynaklanan ciddi bir motor arızası bulunması, somut olayın özelliklerine göre gizli ayıp oluşturabilir.
Araç kilometresinin gerçeğinden düşük gösterilmesi.
Motorun daha önce ciddi hasar görmüş olması.
Motor bloğunda çatlak veya gizlenmiş mekanik arıza bulunması.
Şanzımanda önceden mevcut ağır arızaların bulunması.
Aracın ağır hasarlı geçmişinin gizlenmesi.
Şasi veya podye üzerinde açıklanmamış onarım bulunması.
Airbag sisteminin daha önce açılmış ve usulüne uygun onarılmamış olması.
Aracın sel veya su baskınına maruz kalmış olması.
Satış sırasında belirtilmeyen motor değişikliği ya da teknik müdahaleler.
Ekspertiz raporunda tespit edilemeyen önemli kusurlar.
Araç ilanındaki özelliklerle teslim edilen aracın özelliklerinin uyuşmaması.
Ancak bu durumların tamamı her olayda otomatik olarak hukuki sorumluluk doğurmaz. Ayıbın satış sırasında mevcut olup olmadığı, alıcı tarafından bilinip bilinmediği, aracın yaşı ve kilometresi ile satış şartları birlikte değerlendirilmelidir.
Gaziantep kilometresi düşürülmüş araç davası
İkinci el araç satışında kilometre bilgisi, aracın piyasa değerini ve satın alma kararını doğrudan etkileyen önemli unsurlardan biridir.
Örneğin, gerçekte 280.000 kilometre kullanılmış bir aracın kilometre göstergesi değiştirilerek 130.000 kilometredeymiş gibi satılması, aracın gerçek kullanım geçmişiyle alıcıya sunulan bilgiler arasında ciddi bir farklılık oluşturur.
Böyle bir durumda, satışın özelliklerine göre ayıptan doğan hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.
Alıcı, uygulanacak hukuk düzenine ve somut olayın şartlarına göre:
Sözleşmeden dönerek aracın iadesi karşılığında satış bedelinin geri verilmesini talep edebilir.
Aracı elinde tutarak ayıp oranında satış bedelinden indirim isteyebilir.
Şartları mevcutsa uğradığı ilave zararların tazminini talep edebilir.
Kilometre bilgisinin kasten değiştirildiğine ve hileli davranışlarla satış yapıldığına ilişkin bulgular varsa ceza hukuku bakımından şikâyet yolunu değerlendirebilir.
Kilometre düşürülmüş olması tek başına her durumda dolandırıcılık suçunun işlendiği anlamına gelmez. Ceza sorumluluğu için suçun kanuni unsurları ayrıca incelenmelidir.
Kilometre uyuşmazlıklarında özellikle şu kayıtlar önem taşır:
TÜVTÜRK muayene kilometre kayıtları,
Yetkili ve özel servis bakım geçmişi,
Önceki ekspertiz raporları,
Araç satış ilanları ve ekran görüntüleri,
Satıcıyla yapılan yazılı görüşmeler,
Araç elektronik kontrol ünitelerinden elde edilen teknik veriler,
Bilirkişi raporları.
Önemli: Satıcının aracı daha önce kilometresi düşürülmüş şekilde satın almış olması, alıcının ayıptan doğan taleplerinin kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hukuki sorumluluk, satıcının sıfatı ve uygulanacak hükümler kapsamında ayrıca değerlendirilir.
İkinci el araç piyasasında sıkça rastlanan uyuşmazlıklardan biri, hasarsız veya kazasız olduğu belirtilerek satılan aracın sonradan geçmişte kazaya karıştığının anlaşılmasıdır.
Satış ilanında veya satıcının açıklamalarında aracın;
Kazasız,
Değişensiz,
Boyasız,
Ağır hasar kayıtsız,
Orijinal,
Şasi ve podye işlemsiz
olduğu belirtilmişse bu beyanlar, uyuşmazlıkta önemli delil niteliği taşıyabilir.
Hayır. Araçta hasar kaydı bulunmaması, aracın geçmişte hiç kazaya karışmadığını veya onarım görmediğini kesin olarak kanıtlamaz.
Sigortaya bildirilmeyen, taraflar arasında karşılanan veya kayıt sistemlerine yansımayan hasarlar mevcut olabilir.
Bu nedenle araç üzerinde yapılacak teknik inceleme, servis kayıtları ve diğer deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Ağır hasarlı geçmişin gizlenmesi veya aracın gerçekte sahip olmadığı niteliklerle satışa sunulması, sözleşmeden dönme ve bedel iadesi taleplerine dayanak oluşturabilir.
Bununla birlikte, sözleşmeden dönmenin haklı olup olmadığı değerlendirilirken ayıbın ağırlığı ve diğer hukuki şartlar dikkate alınır. Her boya, değişen parça veya geçmiş hasar otomatik olarak sözleşmeden dönme hakkı doğurmaz.
Gaziantep motor arızası nedeniyle ayıplı araç davası
Araç satın alındıktan kısa bir süre sonra motor arızasının ortaya çıkması, tek başına satıcının sorumlu olduğunu göstermez. Bununla birlikte, arızanın temelinde satış öncesinde mevcut bir mekanik sorun bulunuyorsa ayıptan doğan sorumluluk söz konusu olabilir.
Örneğin;
Motorun ciddi derecede yağ eksiltmesi,
Silindir kapağı veya motor bloğu hasarı,
Önceden mevcut turbo arızası,
Gizlenmiş hararet geçmişi,
Şanzımandaki ciddi mekanik problemler,
Daha önce geçici müdahalelerle gizlenmiş arızalar
teknik incelemeye konu olabilir.
Öncelikle arızanın nedeninin tespit edilmesi gerekir. Yetkili servis veya konusunda uzman bir teknik kuruluş tarafından düzenlenen rapor, uyuşmazlıkta önemli olabilir.
Mümkünse aracın arızalı parçaları korunmalı, arıza kodları kaydedilmeli ve zorunlu olmayan kapsamlı onarım işlemlerinden önce delil tespiti seçeneği değerlendirilmelidir.
Araç onarıldıktan sonra dava açılması mümkündür; ancak arızalı parçaların değiştirilmesi veya imha edilmesi, ayıbın nedeninin ispatını güçleştirebilir.
Araç satın alınmadan önce ekspertiz yaptırılmış olması, sonradan tespit edilen önemli bir ayıp nedeniyle hukuki başvuru yapılmasına her durumda engel değildir.
Ekspertiz firmasının sorumluluğu değerlendirilirken şu sorular araştırılır:
İnceleme kapsamında hangi sistemlerin kontrol edilmesi gerekiyordu?
Araçtaki problem kullanılan testlerle tespit edilebilir miydi?
Raporda yanlış veya eksik bilgi bulunuyor mu?
Firma, gerekli mesleki özeni gösterdi mi?
Eksik inceleme ile alıcının zararı arasında uygun illiyet bağı mevcut mu?
Örneğin, ekspertiz raporunda şasi işlemsiz olarak belirtilmesine rağmen teknik incelemede satış öncesinden kalma önemli şasi onarımının tespit edilmesi, ekspertiz hizmetinin gereği gibi yerine getirilip getirilmediğinin araştırılmasını gerektirebilir.
Ekspertiz firması ile satıcının sorumluluğu aynı hukuki nedene dayanmak zorunda değildir. Her birinin sorumluluğu ayrı ayrı değerlendirilir.
2026 yılında ekspertiz hizmetlerine yönelik yeni düzenleme çalışmaları da bulunmaktadır. Ticaret Bakanlığı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı'nı görüşe açmıştır. Taslak metinler, yürürlükteki düzenlemelerle karıştırılmamalıdır.
İkinci el araç satışından doğan uyuşmazlıklarda hukuki hakların belirlenmesi açısından en önemli ayrımlardan biri, aracın galeriden veya ticari satıcıdan mı, yoksa kendi aracını satan özel bir kişiden mi satın alındığıdır.
Satıcının ticari veya mesleki amaçlarla hareket ettiği ve alıcının tüketici sıfatını taşıdığı satışlarda, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uygulanabilir.
6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında tüketiciye dört seçimlik hak tanınmıştır:
|
Seçimlik hak |
Açıklama |
|---|---|
|
Sözleşmeden dönme |
Aracı geri vererek bedelin iadesini isteme |
|
Bedel indirimi |
Aracı elde tutarak ayıp oranında indirim talep etme |
|
Ücretsiz onarım |
Kanuni şartlarla onarım masraflarının karşılanmasını isteme |
|
Ayıpsız misliyle değişim |
Mümkünse aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteme |
Bu hakların kullanılması, ilgili kanuni koşullara ve somut olayın özelliklerine bağlıdır. Ayrıca şartları mevcutsa tazminat talebinde bulunulabilir.
Araç, ticari faaliyet kapsamında satış yapmayan bir kişiden satın alınmışsa uyuşmazlık kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun satış sözleşmesi ve ayıptan sorumluluk hükümleri kapsamında değerlendirilir.
TBK'nın 219 ve devamı maddeleri uyarınca satıcının ayıptan doğan sorumluluğu gündeme gelebilir.
Alıcının, şartlarına göre sözleşmeden dönme, bedel indirimi, ücretsiz onarım veya mümkünse ayıpsız benzeriyle değiştirme taleplerini değerlendirmesi mümkündür.
Ancak bu hakların kullanımı bakımından TBK'nın 227. maddesi ile diğer ilgili hükümler dikkate alınmalıdır.
Sahibinden araç satın alan kişinin de hukuki hakları bulunmaktadır. Bununla birlikte tüketici işlemlerine özgü ispat, başvuru ve usul kuralları, kişiler arasındaki her satışa doğrudan uygulanmaz.
Gaziantep'te ve Türkiye genelinde ikinci el araç uyuşmazlıklarında en çok araştırılan konulardan biri, satın alınan aracın iade edilerek ödenen bedelin geri alınıp alınamayacağıdır.
Aracın satış anında önemli bir ayıp taşıması ve sözleşmeden dönmenin koşullarının gerçekleşmesi hâlinde, alıcının aracı iade ederek satış bedelinin geri verilmesini istemesi mümkündür.
Ayıbın belirlenmesi: Araçtaki sorunun niteliği, ortaya çıkış tarihi ve satış öncesinde mevcut olup olmadığı araştırılır.
Delillerin toplanması: Satış ilanı, ödeme belgeleri, noter satış sözleşmesi, ekspertiz raporu ve servis kayıtları temin edilir.
Satıcıya bildirim: Uygulanacak mevzuata uygun olarak ayıp ve talep edilen hak satıcıya bildirilir. İspat kolaylığı bakımından noter ihtarnamesi tercih edilebilir.
Gerekiyorsa delil tespiti: Araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için hukuki başvuru değerlendirilir.
Başvuru veya dava: Uyuşmazlığın niteliğine göre tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi veya görevli diğer mahkemelere başvurulur.
Bilirkişi incelemesi ve karar: Aracın ayıplı olup olmadığı, ayıbın niteliği ve talebin hukuki koşulları incelenir.
Araç satışında gerçekte ödenen bedel ile noter satış belgesindeki tutarın farklı olması, uyuşmazlıkta ayrıca ispat sorunları doğurabilir.
Gerçekte ödenen bedelin belirlenmesinde banka transferleri, ödeme açıklamaları, yazılı sözleşmeler ve hukuka uygun diğer deliller önem taşır.
Bedel iadesi talebinin kapsamı bakımından somut olayın belgelerle değerlendirilmesi gerekir.
Ayıplı araç uyuşmazlıklarında hak kaybı yaşanmaması bakımından sürelerin doğru belirlenmesi son derece önemlidir.
6502 sayılı Kanun'un 12. maddesinde ayıplı maldan doğan sorumluluk için genel olarak iki yıllık zamanaşımı öngörülmüştür.
Ancak ikinci el satışlarda kanun, satıcının ayıptan sorumluluğuna ilişkin daha kısa bir sürenin kararlaştırılmasına belirli sınırlar içinde izin verir. Bu süre bir yıldan az olamaz.
Ayıbın ağır kusur veya hile ile gizlenmesi hâlinde ise kanunun özel zamanaşımı düzenlemesi uygulanır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca, kural olarak ayıptan doğan davalarda aracın devrinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur.
Satıcının aracı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması hâlinde bu iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaması mümkündür.
Bunun yanında TBK'nın 223. maddesindeki gözden geçirme ve ayıp bildirimi kuralları dikkate alınmalıdır. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların gecikmeksizin bildirilmesi, hak kaybı riskinin azaltılması bakımından önem taşır.
Dikkat: İki yıllık zamanaşımı, aracın her koşulda iki yıl boyunca iade edilebileceği anlamına gelmez. Ayıp bildirimi, ispat, sözleşme hükümleri ve ilgili diğer koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
6502 sayılı Kanun'un 10. maddesi, tüketici işlemlerinde önemli bir ispat kolaylığı öngörmektedir.
Malın tesliminden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, kural olarak teslim tarihinde mevcut olduğu kabul edilir. Bu durumda malın ayıplı olmadığını ispat yükü satıcıya aittir.
Bununla birlikte, malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmayan hâllerde bu karine uygulanmaz.
Örneğin galeriden araç satın alan bir tüketicinin aracında kısa süre içinde ciddi bir mekanik sorunun ortaya çıkması hâlinde, kanuni karinenin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilir.
Buna karşılık, iki özel kişi arasında gerçekleşen ve tüketici işlemi niteliğinde olmayan satışlarda aynı karinenin doğrudan uygulanacağı varsayılmamalıdır.
27 Ağustos 2024 tarihinde yayımlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik, ikinci el taşıtların ticari satışlarına ilişkin önemli düzenlemeler içermektedir.
Yönetmeliğin 17. maddesi kapsamında, belirtilen araç sınıflarında ve yaş/kilometre koşullarında yer alan taşıtların motor, şanzıman, elektrik ve elektronik sistemleri bakımından satış tarihinden itibaren üç ay veya 5.000 kilometre işletme garantisi öngörülmektedir.
Bu düzenlemede istisnalar ve garanti kapsamı dışında kalan durumlar da bulunmaktadır.
Önemli bir ayrım yapılmalıdır: Yönetmelikteki garanti süresinin sona ermesi, tüketicinin kanundan doğan ayıplı mal haklarının her durumda sona erdiği anlamına gelmez.
Dolayısıyla araç garanti kapsamı dışında kalsa bile, satış sırasında mevcut olan ve kanuni sorumluluk koşullarını karşılayan bir ayıp nedeniyle hukuki başvuru yapılması mümkün olabilir.
Ekspertiz raporunun gerçek durumu yansıtmaması hâlinde uyuşmazlığın taraflarının ve taleplerin ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
Satıcının sorumluluğu, satış sözleşmesinden ve ayıba ilişkin hükümlerden kaynaklanabilir.
Ekspertiz firmasının sorumluluğu ise verdiği hizmetin niteliğine, sözleşmesine, mesleki yükümlülüklerine ve kusur durumuna bağlı olarak gündeme gelebilir.
Örneğin;
Olay: Alıcı, ekspertiz raporunda motoru sorunsuz olarak belirtilen aracı satın almıştır. Araç kısa süre sonra arızalanmış ve yapılan teknik incelemede rapor kapsamındaki kontrollerle tespit edilebilecek, satış öncesinden mevcut ciddi bir motor problemi belirlenmiştir.
Böyle bir olayda hem satıcının hem de ekspertiz firmasının hukuki sorumluluğunun araştırılması gerekebilir.
Ancak satıcı ve ekspertiz firması hakkında birlikte dava açılıp açılamayacağı, görevli mahkeme ve taleplerin birleştirilmesi gibi hususlar olayın hukuki niteliğine göre değerlendirilmelidir.
Araçtaki arızanın satıştan sonra ortaya çıkması, mutlaka satıştan sonra meydana geldiği anlamına gelmez. Aynı şekilde satıştan kısa süre sonra ortaya çıkan her sorun da mutlaka satış öncesinde mevcut değildir.
Bu ayrımın teknik ve hukuki delillerle ortaya konulması gerekir.
|
Delil |
İspat açısından önemi |
|---|---|
|
Noter satış sözleşmesi |
Satış tarihi, taraflar ve kayıtlı satış bilgileri |
|
Araç ilanı |
Satıcının araç hakkında verdiği açıklamalar |
|
WhatsApp ve yazışmalar |
Satış öncesi beyanlar ve ayıp bildirimi |
|
Ekspertiz raporu |
Satış öncesi tespit edilen veya edilmeyen sorunlar |
|
TÜVTÜRK kayıtları |
Kilometre geçmişinin incelenmesi |
|
Servis raporları |
Arızanın niteliği ve muhtemel oluşum zamanı |
|
Banka dekontları |
Gerçek ödeme tutarının ispatı |
|
Bilirkişi raporu |
Teknik ayıp, illiyet bağı ve değer farkı değerlendirmesi |
İlgili belgelerin eksiksiz muhafaza edilmesi, özellikle kilometre düşürülmüş araç davaları, ağır hasar gizleme uyuşmazlıkları ve motor arızası nedeniyle açılan davalarda önemlidir.
Ayıplı araç satın alan kişi, kanuni şartların oluşması hâlinde seçimlik haklarının yanında uğradığı zararların tazminini de isteyebilir.
Somut olayın özelliklerine göre şu giderler değerlendirmeye konu olabilir:
Ayıpla bağlantılı zorunlu teknik inceleme giderleri,
Onarım masrafları,
Çekici ve taşıma giderleri,
Araçtan yararlanamama nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararlar,
Kanunen tazmini mümkün diğer doğrudan veya dolaylı zararlar.
Ancak her masrafın otomatik olarak satıcıya yüklenmesi mümkün değildir. Zararın gerçekleştiği, miktarı, hukuki dayanağı ve ayıpla bağlantısı ispatlanmalıdır.
Görevli mahkeme, aracın satıldığı ilişkinin hukuki niteliğine göre değişir.
Uyuşmazlık tüketici işlemi niteliğinde olduğunda parasal sınırlar ve usul şartları dikkate alınarak tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine başvuru gündeme gelir.
2026 yılı için tüketici hakem heyetlerinin parasal görev sınırı 186.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklardır.
Bu sınır uyuşmazlığın değerine ilişkindir; yalnızca talep kalemlerinden birinin tutarına bakılarak değerlendirme yapılmamalıdır.
Tüketici mahkemesinde açılacak davalarda, kanunen öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere dava şartı arabuluculuk hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Özel kişiler arasındaki, tüketici işlemi niteliği taşımayan araç satışlarından doğan ayıp uyuşmazlıklarında genel olarak asliye hukuk mahkemeleri görevli olabilir.
Ancak tarafların tacir sıfatı, satışın ticari işletmeyle ilgisi ve uyuşmazlığın niteliği farklı bir görev veya dava şartı değerlendirmesini gerektirebilir.
Gaziantep'te ikinci el araç piyasasında gerçekleşen satışlardan kaynaklanan uyuşmazlıklar, alıcı ve satıcı bakımından önemli ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Özellikle Şehitkamil, Şahinbey ve Gaziantep'in diğer ilçelerinde gerçekleştirilen araç satışlarında; gizlenen hasarlar, kilometre bilgilerindeki farklılıklar, ekspertiz raporlarına aykırılıklar ve ciddi mekanik arızalar hukuki uyuşmazlıklara konu olabilmektedir.
Gaziantep ayıplı araç avukatı, Gaziantep gizli ayıp davası, kilometresi düşürülmüş araç avukatı, motor arızası nedeniyle araç iadesi ve ikinci el araç bedel iadesi davası gibi konularda hukuki incelemenin amacı, somut uyuşmazlığa uygulanacak kanuni hükümleri ve kullanılabilecek hakları belirlemektir.
Av. Mustafa Eren Mutlu – Mutlu Hukuk Bürosu olarak ikinci el araç alım satımından kaynaklanan uyuşmazlıklarda;
Gizli ayıp ve ayıplı mal hükümlerinin değerlendirilmesi,
Kilometre düşürülmüş araçlarla ilgili hukuki başvuru süreçleri,
Hasar geçmişi gizlenen araçlara ilişkin uyuşmazlıklar,
Motor ve şanzıman arızalarından kaynaklanan talepler,
Ekspertiz raporundaki hataların hukuki sonuçları,
Sözleşmeden dönme, satış bedelinin iadesi ve bedel indirimi,
Delil tespiti, ihtarname ve dava süreçleri
bakımından hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık takibi hizmetleri sunulmaktadır.
Gaziantep ile birlikte Adana, Mersin, Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa, Hatay ve Osmaniye bağlantılı araç satışlarında da uyuşmazlığın yetki ve görev kuralları çerçevesinde değerlendirilmesi mümkündür.
Evet, kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde sözleşmeden dönerek araç bedelinin iadesi talep edilebilir. Kilometrenin gerçek dışı gösterilmesi, ayıp hükümlerinin uygulanmasına yol açabilir. Ancak talebin kabulü için satış koşulları ve deliller değerlendirilmelidir.
Arızanın nedenini teknik raporla tespit ettirmeli, satış ve ödeme belgelerini korumalı ve satıcıya uygun şekilde bildirimde bulunmalısınız. Arızanın satış öncesinde mevcut olup olmadığı belirleyici olabilir.
Evet, şartları varsa satıcıya ve ekspertiz firmasına yönelik hukuki talepler gündeme gelebilir. Ekspertiz firmasının sorumluluğu, incelemenin kapsamına ve hizmetin gereği gibi sunulup sunulmadığına bağlıdır.
Evet. Özel kişiler arasındaki satışlarda da Türk Borçlar Kanunu kapsamında sözleşmeden dönme ve diğer ayıp hakları kullanılabilir. Ancak her arıza otomatik olarak araç iadesini gerektirmez.
Bu tür beyanlar, alıcının bilmediği bütün gizli ayıplardan satıcının sorumsuz olacağı anlamına gelmez. Sözleşme hükümleri, alıcının bildiği ayıplar ve satıcının ağır kusuru birlikte değerlendirilmelidir.
Satış sırasında açıklanmayan ağır hasarlı geçmiş, şartları varsa hukuki taleplere dayanak olabilir. Hasar geçmişinin ne zaman oluştuğu, satıcının beyanları ve satış bedeline etkisi araştırılır.
Tek bir süre bütün satışlara uygulanmaz. Özellikle özel kişiler arasındaki satışlarda ayıbın öğrenilmesi üzerine gecikmeksizin bildirim yapılması önemlidir. Zamanaşımı ve hak düşürücü sonuçlar ilgili hukuki ilişkiye göre ayrıca incelenmelidir.
Evet. Aracın yüksek kilometreli olması, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu her durumda kaldırmaz. Bununla birlikte olağan kullanım nedeniyle meydana gelen yıpranma ile hukuken ayıp teşkil eden durumlar ayrılmalıdır.
Hayır, yalnızca garanti süresinin dolması kanundan doğan bütün ayıp haklarının sona erdiğini göstermez. Talebin zamanaşımı ve diğer koşulları ayrıca değerlendirilir.
Hileli davranışlarla alıcının aldatıldığına ilişkin somut bulgular varsa ceza hukuku bakımından şikâyet değerlendirilebilir. Ancak her kilometre uyuşmazlığı kendiliğinden dolandırıcılık suçu oluşturmaz.
Kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde bedel indirimiyle birlikte, aynı zararın mükerrer tahsiline yol açmamak kaydıyla ayrıca tazminat talep edilmesi mümkün olabilir.
Satışın tüketici işlemi olması, tarafların sıfatı, uyuşmazlığın değeri ve ticari niteliği dikkate alınarak tüketici hakem heyeti, tüketici mahkemesi, asliye hukuk veya şartları varsa asliye ticaret mahkemesi görevli olabilir.
İkinci el araç satın alındıktan sonra kilometrenin düşürüldüğünün anlaşılması, geçmiş kazaların gizlenmesi, önemli motor veya şanzıman arızalarının ortaya çıkması ya da ekspertiz raporunda ciddi eksikliklerin bulunması durumlarında alıcının hukuki başvuru imkânları söz konusu olabilir.
Bu uyuşmazlıklarda en önemli hususlar, ayıbın satış sırasında mevcut olduğunun ortaya konulması, delillerin korunması, uygulanacak kanunun belirlenmesi ve başvuruların süresi içinde yapılmasıdır.
Gaziantep ve çevre illerde ikinci el araç alım satımından doğan uyuşmazlıklarda, araç satışı sırasında verilen beyanlar ile teknik raporların birlikte incelenmesi, hukuki sürecin doğru yürütülmesi açısından önem taşımaktadır.
Av. Mustafa Eren Mutlu – Mutlu Hukuk Bürosu
Bu makale Ekim 2026 itibarıyla genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her uyuşmazlık; satışın niteliği, sözleşme hükümleri, deliller ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir. Metin, somut olaya özgü hukuki mütalaa niteliğinde değildir.