Gaziantep’te yanlış teşhis konulduysa ne yapmalıyım? Gaziantep’te özel hastanede hatalı ameliyat oldum, dava açabilir miyim? Devlet hastanesinde eksik tedavi nedeniyle zarar gördüm, kime dava açılır? Doktor hatası sonucu uzuv kaybı yaşadım, ne kadar tazminat alabilirim? Malpraktis nedeniyle doktordan şikâyetçi olabilir miyim? Doktor hatasında ceza davası açılır mı?
Tıbbi malpraktis uyuşmazlıkları, hem sağlık hukuku hem tazminat hukuku hem de bazı olaylarda ceza hukuku boyutu bulunan teknik dosyalardır.
Gaziantep’te özel hastaneler, devlet hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri, özel tıp merkezleri veya hekim muayenehanelerinde gerçekleştirilen tıbbi işlemler sırasında ortaya çıkan yanlış teşhis, geç teşhis, eksik tedavi, yanlış tedavi, hatalı ameliyat, ameliyat sonrası takip eksikliği, yanlış ilaç uygulaması, enfeksiyon, organ kaybı, uzuv kaybı, kalıcı sakatlık veya ölüm olayları, şartları mevcutsa tıbbi malpraktis sorumluluğu doğurabilir.
Bu nedenle Gaziantep tıbbi malpraktis avukatı, Gaziantep doktor hatası avukatı, Gaziantep sağlık hukuku avukatı, Gaziantep hatalı ameliyat avukatı, Gaziantep yanlış teşhis avukatı gibi aramalarla hukuki destek arayan kişinin dosyasında ilk yapılması gereken işlem, olayın sadece kötü bir tıbbi sonuç mu yoksa tıbbi standarda aykırı kusurlu bir uygulama mı olduğunun belirlenmesidir.
Tıbbi malpraktis; doktorun, hemşirenin veya diğer sağlık çalışanlarının teşhis, tedavi, ameliyat, hasta takibi veya bakım sürecinde kendilerinden beklenen mesleki özen standardına aykırı hareket etmeleri sonucu hastanın zarar görmesi olarak açıklanabilir.
Örneğin Gaziantep’te bir hasta;
Malpraktis davası gündeme gelebilir.
Gaziantep'te “Hastanede yanlış teşhis konuldu ne yapmalıyım?” malpraktis dosyalarında önemli arama ve uyuşmazlık başlıklarından biridir.
Yanlış teşhis sonucunda gerçek hastalığın tedavisi gecikmiş, hasta gereksiz ilaç kullanmış veya gereksiz ameliyat geçirmiş olabilir.
Örneğin;
Burada yalnızca sonradan farklı bir teşhis konulmuş olması yeterli değildir. İlk başvuruda hekimin hangi tetkikleri yapması gerektiği ve makul bir hekimin aynı şartlarda nasıl davranacağı araştırılır.
Geç teşhis dosyalarında temel soru şudur:
Teşhis zamanında konulmuş olsaydı hastanın sağlık sonucu değişecek miydi?
Özellikle kanser hastalarında erken evrede teşhis edilme imkânı bulunmasına rağmen gerekli görüntüleme veya biyopsinin yapılmaması sonucu hastalığın ileri evreye ulaşması, malpraktis ve tazminat sorumluluğuna neden olabilir.
Gaziantep’te geç teşhis nedeniyle;
ise Gaziantep geç teşhis tazminat davası bakımından ayrıntılı bir tıbbi bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.
“Eksik tedavi gördüm, dava açabilir miyim?” veya “yanlış tedavi uygulandı, doktoru şikâyet edebilir miyim?” şeklindeki sorular da sık karşılaşılmaktadır.
Eksik tedavi;
şeklinde ortaya çıkabilir.
Yanlış tedavi ise hastanın gerçek hastalığına uygun olmayan tedavinin uygulanması veya tıbben uygun olmayan ilaç ya da cerrahi yöntemin kullanılması biçiminde gerçekleşebilir.
“Gaziantep’te hatalı ameliyat oldum ne yapmalıyım?” sorusunda öncelikle ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve ameliyat sonrası tüm tıbbi süreç ayrı ayrı incelenmelidir.
Hatalı ameliyat iddiaları şu durumlarda ortaya çıkabilir:
Her ameliyat komplikasyonu doktor hatası değildir. Ancak öngörülebilen ve yönetilebilir bir komplikasyonun fark edilmemesi veya zamanında tedavi edilmemesi ayrıca malpraktis oluşturabilir.
Doktor veya hastane hatasının en ağır sonuçlarından biri uzuv kaybı ve kalıcı engelli kalma durumudur.
Gaziantep’te ameliyat veya tedavi sonrasında;
kaybı meydana gelmişse, öncelikle bu sonucun kaçınılmaz bir komplikasyon mu yoksa zamanında müdahale edilseydi önlenebilir bir sonuç mu olduğu araştırılmalıdır.
Örneğin ameliyat sonrası damar dolaşımının bozulduğu fark edilmediği ve gerekli müdahale geciktirildiği için bacağın amputasyonla alınması gerekmişse, doktor ve hastanenin kusuru araştırılabilir.
TCK m.89 bakımından taksirli fiil bir kişinin duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmuşsa ceza artırımı; organ işlevinin tamamen yitirilmesi gibi daha ağır sonuçlarda daha yüksek artırım öngörülmektedir.
Uzuv kaybı nedeniyle malpraktis tazminatında yalnızca mevcut hastane masrafları dikkate alınmaz.
Somut olayda;
hesaplamaya dahil edilebilir.
Kişinin yaşı, mesleği, geliri, uzuv kaybının niteliği ve kalıcı fonksiyon kaybı tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir.
| Sağlık Kuruluşu | Genel Hukuki Rejim | Kural Olarak Görevli Yargı |
|---|---|---|
| Özel hastane | Özel hukuk / tüketici ilişkisi | Adli yargı – Tüketici Mahkemesi |
| Özel tıp merkezi | Özel hukuk / tüketici ilişkisi | Adli yargı – Tüketici Mahkemesi |
| Özel muayenehane | Somut ilişkiye göre özel hukuk | Adli yargı |
| Devlet hastanesi | Kamu hizmeti / hizmet kusuru | İdari yargı – İdare Mahkemesi |
| Şehir hastanesi / Sağlık Bakanlığı hastanesi | Kamu hizmeti | İdari yargı – İdare Mahkemesi |
| Devlet üniversitesi hastanesi | Kamu hizmeti | İdari yargı – İdare Mahkemesi |
| Vakıf üniversitesi hastanesi | Güncel yüksek mahkeme yaklaşımında kamu hizmeti | Kural olarak idari yargı |
| Vakıf üniversitesi–özel hastane iş birliği | Hizmetin niteliğine göre değişebilir | Somut olay ayrıca incelenmelidir |
Evet. Tıbbi malpraktis olayı yalnızca maddi ve manevi tazminat davasından ibaret olmayabilir.
Hekimin veya diğer sağlık çalışanlarının ihmali sonucunda kişinin yaralanması ya da ölmesi halinde olayın özelliklerine göre ceza soruşturması da gündeme gelebilir.
Ancak tazminat sorumluluğu ile cezai sorumluluk birbirinden farklıdır. Bir hekimin tazminat yönünden kusurlu bulunması otomatik olarak ceza mahkûmiyeti anlamına gelmez.
Ceza hukukunda hekimin davranışı ile ortaya çıkan sonuç arasındaki nedensellik bağı ve ceza hukuku anlamında taksir ayrıca belirlenmelidir.
Yanlış teşhis, yanlış tedavi veya ameliyat hatası hastanın yaralanmasına neden olmuşsa olay TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama yönünden değerlendirilebilir.
TCK m.89'a göre taksirle bir kişinin vücuduna acı verilmesi veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunması cezai sorumluluk doğurabilir. Kanun, organ fonksiyonunun zayıflaması, yaşamı tehlikeye sokan durum veya organ işlevinin kaybı gibi daha ağır neticelerde cezanın artırılmasını düzenlemektedir.
Bu nedenle;
“Doktor hatası nedeniyle sakat kaldım.”
“Doktor hatası nedeniyle uzvumu kaybettim.”
“Yanlış ameliyat nedeniyle sağlığım bozuldu.”
gibi olaylarda tazminat dosyasından ayrı olarak ceza soruşturması koşullarının da değerlendirilmesi gerekir.
Bazı olaylarda sağlık çalışanının riskin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen gerekli önlemleri almaması bilinçli taksir tartışmasına yol açabilir.
Ancak her tıbbi hata bilinçli taksir değildir.
Hekimin;
somut olay üzerinden incelenmelidir.
TCK m.89'un şikâyete ilişkin düzenlemesinde de bilinçli taksir hâli ayrıca ele alınmaktadır.
Hekim veya sağlık personelinin taksirli davranışı sonucunda hastanın ölmesi hâlinde olayın koşullarına göre TCK m.85 kapsamında taksirle öldürme suçu gündeme gelebilir.
Örneğin;
ile ölüm arasında ceza hukuku açısından nedensellik bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Bununla birlikte tıbbi ihmal sonucu ölüm iddiasının bulunması, her durumda doktorun cezalandırılacağı anlamına gelmez. Anayasa Mahkemesi de tıbbi ihmale ilişkin ölüm soruşturmalarında mutlaka bir hekimin cezai sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiği şeklinde bir sonuç bulunmadığını belirtmektedir.
Tıbbi hata nedeniyle suç işlendiği düşünülüyorsa olayın niteliğine göre Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması gündeme gelebilir.
Şikâyet veya suç duyurusu hazırlanırken yalnızca “doktor hata yaptı” denilmesi yerine;
Savcılık soruşturmasında hastane kayıtları toplanabilir, uzman veya Adli Tıp Kurumu incelemesi yaptırılabilir ve ilgili sağlık çalışanlarının ifadeleri alınabilir.
Devlet hastanesi, şehir hastanesi veya kamu üniversitesi hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarına ilişkin ceza soruşturmalarında doğrudan özel hastane doktoruyla aynı usulün uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Kamu görevlilerinin ve sağlık meslek mensuplarının soruşturulmasına ilişkin izin ve ön inceleme rejimleri bulunabildiğinden, doktorun statüsü ve olay tarihi dikkate alınarak uygulanacak usul ayrıca belirlenmelidir.
Bu ayrım özellikle Gaziantep Şehir Hastanesi, Gaziantep'teki devlet hastaneleri ve kamu üniversitesi hastanelerinde meydana gelen malpraktis olaylarında önemlidir.
Hayır.
Aynı tıbbi olay nedeniyle;
birlikte veya birbirinden bağımsız şekilde gündeme gelebilir.
Bu nedenle “doktor hakkında savcılığa şikâyetçi oldum, ayrıca tazminat davası açabilir miyim?” sorusunun cevabı genel olarak evettir; ancak görevli yargı, süreler ve taraflar ayrıca belirlenmelidir.
Gaziantep'teki gerçek özel hastanelerde sunulan sağlık hizmetinden kaynaklanan malpraktis tazminat uyuşmazlıklarında kural olarak adli yargı gündeme gelir.
Tüketici işlemi niteliğindeki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
Dolayısıyla;
Gaziantep özel hastane doktor hatası, Gaziantep özel hastane hatalı ameliyat, Gaziantep özel hastane malpraktis davası gibi olaylarda öncelikle sağlık hizmetinin sözleşmesel yapısı ve davalıların hukuki statüsü belirlenmelidir.
Gaziantep'teki devlet hastanesi veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşunda verilen sağlık hizmetinden kaynaklanan zararlar bakımından kural olarak kamu hizmetinin kusurlu yürütülmesi söz konusudur.
Bu durumda tazminat talebi doğrudan hekime yöneltilmek yerine ilgili idareye karşı ileri sürülür ve şartları varsa Gaziantep İdare Mahkemesinde tam yargı davası gündeme gelir.
İdare hukuku bakımından dava açılmadan önce yapılması gereken başvuru ve hak düşürücü nitelikte sonuç yaratabilecek süreler ayrıca kontrol edilmelidir.
Gaziantep'teki devlet üniversitesine bağlı hastanelerde meydana gelen tıbbi zararlar bakımından sağlık hizmeti kamu hizmetidir.
Bu nedenle tazminat uyuşmazlığında kural olarak idari yargı görevli olur.
Vakıf üniversitesi hastanelerinde ise hastanenin hukuki statüsü, hizmetin hangi yapı altında verildiği ve varsa özel hastane iş birliği modeli ayrıca incelenmelidir.
Malpraktis şüphesi bulunan kişinin mümkün olduğunca erken aşamada şu kayıtları temin etmesi önemlidir:
Tıbbi malpraktis şüphesinde;
Tıbbi malpraktis dosyaları klasik bir tazminat davasından daha teknik olabilir.
Dosyada aynı anda;
uygulanabilir.
Bu nedenle Gaziantep malpraktis avukatı tarafından dosya incelenirken “doktor hata yaptı mı?” sorusuyla yetinilmemeli; hangi tıbbi standardın ihlal edildiği, zararın ne olduğu, illiyet bağının bulunup bulunmadığı, hangi mahkemenin görevli olduğu ve ceza soruşturmasının şartlarının bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Ameliyatın tıbbi standarda aykırı yapılması ve bunun zarara yol açması hâlinde malpraktis tazminatı gündeme gelebilir.
Tüm tıbbi kayıtlar temin edilerek teşhisin daha erken konulmasının mümkün olup olmadığı ve gecikmenin hastalık üzerindeki etkisi araştırılmalıdır.
Kusurlu tıbbi müdahale ile uzuv kaybı arasında nedensellik bulunması hâlinde TCK m.89 kapsamında taksirle yaralama soruşturması gündeme gelebilir. Organ işlevinin kaybedilmesi, TCK m.89 kapsamında daha ağır sonuçlar arasında düzenlenmiştir.
Tazminat taleplerine ek olarak olayın niteliğine göre taksirle öldürme kapsamında ceza soruşturması gündeme gelebilir.
Hayır. Ceza sorumluluğu ile maddi ve manevi tazminat sorumluluğu farklı hukuki rejimlerdir.
Gaziantep’te yanlış teşhis, geç teşhis, eksik tedavi, yanlış tedavi, hatalı ameliyat, uzuv kaybı, kalıcı sakatlık veya ölüm meydana gelmişse olay hem tazminat hem de ceza hukuku açısından incelenmelidir.
Malpraktis iddiasında temel mesele, ortaya çıkan sonucun kötü olması değil; doktor veya sağlık çalışanının tıbbi standarda aykırı hareket edip etmediğinin ve bu davranışın meydana gelen zarara neden olup olmadığının belirlenmesidir.
Özel hastanelerde, devlet hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde dava yolu değişebildiği gibi kamu hastanelerindeki sağlık çalışanlarının cezai soruşturma usulleri de farklılık gösterebilir.
Bu nedenle Gaziantep tıbbi malpraktis avukatı, Gaziantep doktor hatası avukatı, Gaziantep sağlık hukuku avukatı, Gaziantep hatalı ameliyat avukatı, Gaziantep yanlış teşhis avukatı, Gaziantep uzuv kaybı tazminat avukatı aramalarına konu olan uyuşmazlıklarda dosyanın başlangıçtan itibaren tıbbi kayıtlar, bilirkişi stratejisi, tazminat hesabı ve olası ceza soruşturması birlikte ele alınmalıdır.
Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylarda uzman bir avukattan hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.